“…Demek tarihin kaydettiği bütün o beşerî felaketler, böyle ipe sapa gelmez yollarla kendi öz bağırımızdan yeşeriyor, kendi tuhaflıklarımızın ipliğiyle örülerek âlemin başına çorap oluyormuş.”

•

#yermükvetrafalgarbaldırbacakişleri / #serdaruslu

•

Puan: 7/10

•

Henüz okumamışlara küçük bir uyarı! Sessiz olmanız gereken ortamlarda -mesela kütüphane gibi- bu kitabı okuma hatasına düşmeyin. Sizin kıkır kıkır gülmenizi ders notlarının arasına gömülen insanların pek hoş karşılayacağını sanmıyorum. Yani şey... En azından beni pek hoş karşılamadılar.


Serdar Uslu'yu ayak üstü gördüğümde kendisinin ortama yaymış olduğu enerjiden bu kitabın öylesine oku ve geçlik bir kitap olmadığını düşünmüştüm. Karşılıklı iki kelime kullanmamış olsak da beyninin biz normal insanlar gibi çalışmadığı çok barizdi. Onun zihninde Efsuncu Baba'yı kaleme alan Gürpınar'ın, Olağanüstü Bir Gece'yi sayfalara döken Zweig'ın, Dönüşüm'ün Kafka'sının belki de Altıncı Koğuş'un Çehov'unun izleri vardı. 


Tabii ki böyle işleyen bir mekanizmanın ortaya döktüğü karakterinde aşağı kalır yanı yok. Baş karakterimiz Ali Ulvi'nin bazen Agop ve Kirkor gibi "Eyvah şimdi ne yapacağız?" diye ortalığı iyice karıştırmasından, düşünce yapısının en az Gregor Samsa kadar birbirine geçmiş olmasından ve en sondaki Andrey Yefimic'in içsel kabullenişine ulaşmasından bunu çok rahat anlayabiliriz. 


Yazarımıza övgüler kısmından kitabımıza geçmek gerekirse burada da maalesef aynı mizah yolunu izlediğimi rahatlıkla söyleyebilirim. Mizah dediğime bakmayın siz aslında kara mizah yani bir dolu ironi ile ilerliyoruz. Saf, kendi halinde, emekliliğine üç senecik kalmış, sessiz ve sakin Ali Ulvi'nin memuriyetini icra ettiği daireye giderken karşısına garip şiveli, tez canlı bir adam çıkar. Eline bomba misali bir zarf bırakır ve tutturur bir düttürü dubara züttürü zubara anlayana aşk olsun…


Biliyorum biliyorum biraz garip görünüyor anlattıklarım ama bu kitap normalleri ve klişeleri önümüze sunmuyor maalesef.Bir ucu Trafalgar'a diğer ucu Yermük'e uzanan hikaye Tarlabaşı'nda geçince olaylarda bütün bir gariplikler silsilesi halini alıyor. Öyle ki birden karşınızda öldü diye bilinen hortlamış bir Adolf Hitler bile çıkıyor ve yeni kötülük planıyla kazma kürek işlere girişiyor. Ya da baldır bacak mı demeli?

.

Kitabın bütün sırlarını dökmeden bitirsem iyi olacak. O yüzden işin özü keyifli, eğlenceli ve gariplik dolu bu kitabı hemencecik okuyun derim.


#kitaplar #kitap #bookstagram#kitaptavsiyesi #books #kitapokumak #okudumbitti#istanbul #turkey #photography